Süs bitkisinde 'belediyeler yüzünden' ithalat hayranıyız!

Süs Bitkileri Üreticileri Alt Birliği (SÜSBİR) Başkanı Ahmet Dündar, Türkiye'nin, aynı kalitede üretim olduğu halde yılda 80 milyon dolarlık ithalat yaptığını kaydetti. Dündar, özellikle belediyelerin ağaç kalınlığı gibi gerekli olmayan şartları ihale şartnamesine koyarak ithalata yol açtığını vurguladı.

Sabah gazetesinden İbrahim Acar'ın haberine göre, Süs Bitkileri Üreticileri Alt Birliği (SÜSBİR) Başkanı Ahmet Dündar, Türkiye'nin, aynı kalitede üretim olduğu halde yılda 80 milyon dolarlık ithalat yaptığını söyledi. Özellikle belediyelerin ağaç kalınlığı gibi gerekli olmayan şartları ihale şartnamesine koyarak ithalata yol açtığını söyleyen Dündar, "Bir ıhlamur ağacının kalınlığını 5 santim olarak belirleyen belediye, bu ürünün Türkiye'de bulunmayacağını biliyor. Bu nedenle de ithalata yöneliyor. Oysa daha düşük kalınlıkta ürünü biz de verebiliyoruz.

ÜRETİCİ 20 YIL ÖNCEKİ GİBİ DEĞİL

Türkiye süs bitkisi üreticileri; Hollanda, İtalya, İspanya ve Almanya'daki üreticilerle aynı kategorideki ürünleri üretebiliyor. Süs bitkisi üreticisi yirmi yıl önceki gibi değil. Her türlü teknolojik alt yapıya sahibiz. Türkiye'de üretebiliyorsak, yerli üretici kazansın, ülkemiz kazansın, milli sermayemizi israf etmeyelim. Türkiye, ithal ettiği kadar da ihracat yapıyor. Yani, üretim kalitemiz de Avrupa seviyesinde" dedi.

2023 İHRACAT HEDEFİ 500 MİLYON 

Türkiye süs bitkileri üreticilerini temsil eden tek kamu kurumu olan SÜSBİR'in 4 milyar TL'lik üretim hacmine sahip olduğunu söyleyen Dündar, Ulusal Strateji Raporu'nda yer alan 'Kümelenme Modeli'ni hayata geçirerek, yaygınlaştırmayı hedefleyen Birliğin, süs bitkileri üretim alanlarını kompleks alanlara dönüştürerek, ithalatı en aza indirmeyi, ihracatı ise 2023 hedefinde belirlenen 500 milyon TL'ye çıkarmayı hedeflediğini belirtti.

TİGEM MODELİ İŞE YARADI

Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün (TİGEM) 2013'te açtığı ihaleyle, Yalova Atatürk Tarım İşletmesi'ne ait bin 541 dönümlük araziyi 41 süs bitkisi üreticisine 30 yıllığına kiraladıklarını söyleyen Dündar, 105 milyon TL'lik yatırım yapılan arazinin yaklaşık 500 bitki çeşidine sahip olduğunu belirtti. Dündar, "Tesis dünyanın örnek gösterilen 10 kompleks tesisinden birine dönüştürüldü" dedi.

DEVLETİN ATIL ARAZİLERİNE TALİBİZ

Devletin atıl arazilerine talip olduklarını ifade eden SÜSBİR Başkanı Ahmet Dündar, "Bizim önemli sorunumuz arazi bulamamak. Arazi satın alarak üretim imkânsız hale geldi. Kiralama da kalıcı çözüm değil. O nedenle, devletin atıl alanlarına talibiz" dedi. Dündar, Yalova, Ödemiş, Manisa, Antalya, Adana gibi süs bitkisi üretimine uygun atıl alanların uzun vadeli kiralamalarla sektöre tahsis edilmesini istediklerini söyledi.

TARIMDAN HABER 

 

El ele verdiğimizde çok güzel şeyler başarabiliriz

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, ülkenin önünün açık olduğunu belirterek "Ülke bizim, bayrak bizim bayrağımız. Çok güzel zenginliklerimiz var. Birileri bu zenginliği fakirliğe çevirmeye çalışıyor ama Allah'ın izniyle başarılı olamayacaklar. Toprağımızla, kültürümüzle, farklı etnisitemizle çok farklı güzelliklerimiz var. El ele verdiğimizde çok güzel şeyler başarabiliriz. Bu konuda bizler öğrenci, sizler öğretmenlersiniz ve sizlere çok işler düşüyor." dedi.

Bakan Fakıbaba, çeşitli açılışlara katılmak ve incelemelerde bulunmak üzere geldiği Van'da, Ferit Melen Havalimanında, Vali Murat Zorluoğlu, AK Parti İl Başkanı Zahir Soğanda, protokol üyeleri ve partililer tarafından karşılandı.

Buradan Van Valiliğine geçen Fakıbaba, Vali Zorluoğlu'nu ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, kentte bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Bakanlık görevine getirilmesinin üzerinden 3 ay geçtiğini ve bu sürede sürekli dolaştığını belirten Fakıbaba, "Van benim için çok farklı. Iğdır'da görev yaptığımda hep Van'a gelir ve buradan ailemle kahvaltı yaparak ayrılırdım. Van ile ilgili gerekli bilgileri sürekli alıyorum. Van, her şeyin en güzeline layık. İnşallah, milletvekillerimizle, valimizle, il teşkilatımızla elimizden geldiği kadar her türlü görevi yapmaya hazırız. Arkadaşlarımızın çok kısa zamanda güzel işler yaptıklarını öğrenmek beni mutlu etti. Bundan sonra da bu hizmetler devam edecektir." diye konuştu.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı olarak Van'a ayrı bir önem verdiğini bütün Vanlıların bilmesi gerektiğini ifade eden Fakıbaba, kentin hayvancılık konusunda eskiden beri çok önemli bir il olduğunu, eski şanına layık şekilde hayvancılığına devam edeceğine inandığını söyledi.

"Et fiyatlarında kalıcı çözümler için çalışıyoruz"

Fakıbaba, daha sonra Cumhuriyet Caddesi'ndeki esnafı ziyaret ederek kente gelen İranlı turistlerle sohbet etti, fotoğraf çektirdi.

Bakan Fakıbaba, ziyaret ettiği kuyumcu esnafının, "Hayvancılık bölgesinde yaşıyoruz ama etin kilosunu 50 liradan yiyoruz. Fiyatların düşürülmesi konusunda sizlerden destek bekliyoruz." demesi üzerine, "Eti 50 liradan yemeyeceksiniz. Yüzde 40 düşük fiyata yiyeceksiniz." şeklinde karşılık verdi. Esnafla şakalaşan Bakan Fakıbaba, "Desem ki altını yüzde 40 düşüğüyle bana verin, vermezsiniz." dedi.

Fakıbaba, "Bakanlık olarak kısa zamanda et fiyatlarıyla ilgili çalışma yapacağız. Türkiye'de hayvancılığın artırılmasına yönelik çalışmalarımız var. Van'da hayvancılığa özellikle büyük destek vereceğiz. Bakanlık olarak et fiyatlarında kısa vadeli çözüm değil, kalıcı çözümler arıyoruz." şeklinde konuştu.

"Gençlerin daha iyi eğitim alabilmeleri için büyük imkânlar sunuluyor"

Esnaf ziyaretinin ardından Van Büyükşehir Belediyesince kurulan Sürekli Eğitim Merkezinin açılışını yapan Fakıbaba, sınıfları dolaşarak öğrencilerle sohbet etti.

Geleceğin teminatı olan gençlerin daha iyi eğitim alabilmeleri için büyük imkânların sunulduğunu vurgulayan Bakan Fakıbaba, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Sıcak bir sınıfta öğrenciler var. Bizim zamanımızda böyle imkânlar yoktu. İnanıyorum siz bunu iyi değerlendireceksiniz. Birbirinize sahip çıkın. Farklı fikirlerden olabilirsiniz ama bir ülkemiz, bir Van'ımız, bir bayrağımız var. Buna sahip çıkalım. Gerçekten sizler bizim geleceğimizsiniz. Bizim her şeyimizsiniz. Sizlerle ülke daha ileriye gidecek. Farklı insanlar bir arada, Kürt'ü, Türk'ü, Arap'ı yarın İranlısı gelebilir. Ne güzel bir zenginlik. Gerçek bir mozaik. Herkes aynı şeyi düşündüğünde güzellik oradan çıkmıyor ama farklı şeyler olduğu zaman güzellikler ortaya çıkıyor. Sizleri yürükten seviyorum, başarılı olmanız için dua ediyorum. Benim de çocuklarım var. İnşallah hepiniz meslek sahibi olacak, evleneceksiniz ve ülkenizde mutlu olacaksınız. Birbirinizi sevin. Bir tek şey var sevgi. Sevmeyi sevin. Birbirinizi, ülkemizi, çalışmayı, üretmeyi ve ideallerinizi sevin. Hayalleriniz olsun, hayali olmayanın başarısı olamaz. Bu ülke büyük bir ülke ve sizler başarılı olacaksınız. Daha önce de gelmiştim. Şimdi çok farklı bir Van ile karşılaştım. Emeği geçen herkese teşekkür ederim."

Bakan Fakıbaba, açılışın ardından cuma namazı için Hz. Ömer Camisi'ne geçti.

"Üniversiteler kente yayılmış olsa halkla iç içe olurlar"

Cuma namazı sonrası Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Peyami Battal'ı makamında ziyaret eden Fakıbaba, fakültelerin öğretim üyeleriyle bir araya geldi.

Fakıbaba, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'nin doğusu, güney doğusu, batısı, kuzeyi ve güneyiyle cennet bir vatan olduğunu, ülke olarak hak ettikleri yerde bulunmadıklarını, 15 yıldır çok önemli çalışmaların yapılmasına rağmen daha çok hizmetin yapılması gerektiğine inandığını söyledi.

Üniversitelerin kentten uzakta kurulmasını eleştiren Fakıbaba, şunları kaydetti:

"Bunu Urfa'da da görüyorum. Kentten 15-20 kilometre ileride kampüs var. Öğrenciler oraya yerleşiyor. Dersler başladığında geliyor, okullar kapandığında da valizini alıyor ve kenti terk ediyor. Van'a Trabzon'dan, Urfa'dan, Siirt'ten, Antalya'dan gelen öğrenciler var. Vanlıların onlarla kaynaşması, birbirlerinin kültürlerini öğrenmesi maalesef olmuyor. Her üniversitenin fakülteleri ayrı ayrı yerlerde, kente yayılmış olsa halkla iç içe olurlar. Kültür alışverişi olur. Bu bağlamda kampüslerimizi yavaş yavaş kentin içine kaydırmamız gerekir. Sözünü ettiğimiz birlik beraberliği sağlamamız lazım. Bizler sağlayamıyorsak, sizler bizim hocalarımızsınız, sizlerin sağlaması gerekir."

Fakıbaba, üniversitelerin hazırlanan projelere sahip çıkmaması durumunda başarılı olamayacağını vurgulayarak, toprağı suyla, çiftçiyi de bilgiyle buluşturacaklarını söyledi.

Bakanlığındaki bürokratların üniversitelerdeki konferanslara katılması gerektiğini aktaran Fakıbaba, şöyle devam etti:

"Önümüz açık. Ülke bizim, bayrak bizim bayrağımız. Çok güzel zenginliklerimiz var. Birileri bu zenginliği fakirliğe çevirmeye çalışıyor ama Allah'ın izniyle başarılı olamayacaklar. Toprağımızla, kültürümüzle, farklı etnisitemizle çok farklı güzelliklerimiz var. El ele verdiğimizde çok güzel şeyler başarabiliriz. Bu konuda bizler öğrenci, sizler öğretmenlersiniz ve sizlere çok işler düşüyor."

"Eğitim merkezlerinin açık olması lazım"

Fakıbaba, Yüzüncü Yıl Üniversitesinin, Çiftçi Eğitim Merkezi projesi olduğunu hatırlatarak, "Üzüntülerimden biri de şu. Çiftçi eğitim merkezleri her kentte 3-5 tane var ama salonlar boş. Herkes bir bencillik içinde. Benim bakanlığımın eğitim merkezi var, sadece bakanlıkta eğitim veriliyor. Oranın herkese açık olması lazım, herkesin eğitim görmezi lazım. Korkarım yarın üniversitede bu projede de eğitim merkezi böyle olursa o zaman istediğimizi elde edemeyiz. Eğitim merkezlerinin açık olması lazım. Hepsinin en az günde 9 saat çalışması lazım. Eleştiri olarak kabul etmeyin. İçim yandığı için söylüyorum. Çiftçi Eğitim Merkezi diyoruz ama bu merkezlerin bir ayda kaç saat kullanıldığını çok merak ediyorum. Verimlilik nedir bu merkezlerde. En büyük ihtiyacımız eğitim. Para para para değil, eğitim eğitim eğitim." ifadelerini kullandı.

Üniversitelerin görevlerini sadece öğrenci yetiştirmek olarak görmediğine işaret eden Fakıbaba, "Öğrenci yetiştirmek birinci görev olabilir ama sanayide, tarımda ne oluyor, yıllık tarım hasılası nedir, bu arttırıldı mı, üniversitenin rolü nedir, bunu açık konuşmak lazım." dedi.

Şanlıurfa'dan gelerek Van'da bakan olarak konuşmasını öğretmenlere borçlu olduğunu, öğretmen olmayı çok istemesine rağmen Allah'ın nasip etmediğini belirten Fakıbaba, bundan sonra gittiği her yerde bakanlıkla ilgili fakültelerin hocalarıyla bir araya gelmeye dikkat edeceğini aktardı.

Fakıbaba, ziyaretin ardından Tuşba ilçesindeki Et Süt Kurumu temel atma törenine geçti. 

Üreticiyi mağdur etmeyeceğiz ama tefecinin, fırsatçının karşısındayız

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, "Üreticimizi mağdur etmeden Et Süt Kurumuna üreticiden alacağımız fiyatı açıklayacağız en kısa zamanda. Onları mağdur etmeden, fakirin fukaranın yiyeceği bir et fiyatını müsaade edin de bu insanlara kazandıralım ya. Sözüm sözdür. Üreticiyi mağdur etmeyeceğiz ama tefecinin, fırsatçının karşısındayız." dedi.

Et ve Süt Kurumu Van Et Kombinası temel atma törenine katılan Fakıbaba, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla Türkiye'yi adım adım dolaştığını, insanlarla bir araya gelmeye çalıştığını belirterek, Van'a çok önem verdiğini, uçaktan baktığında da yaşanan değişime tanıklık ettiğini söyledi.

Belediye başkanı olarak 2011 depreminden sonra ilk yardıma koşan insanlardan biri olduğunu anlatan Fakıbaba, kent merkezinde esnafı ziyaret ettiğinde insanların gerçekten mutlu olduğunu hayranlıkla izlediğini, bunu Türkiye'nin bütün illerinde de gördüğünü vurguladı.

"Allah birliğimizi bozmasın"

Afyonkarahisar'daki et işleme tesisleri Avrupa standartlarında

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Afyonkarahisar'da bulunan bir sucuk üretim tesisinde incelemelerde bulunarak, buradaki et işleme tesislerinin Avrupa standartlarında olduğunu söyledi.

Bakan Fakıbaba, AK Parti'nin Afyonkarahisar'da düzenlediği "Hep Birlikte, Büyük Hedeflere" temalı 26. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı kapsamında, AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Ali Özkaya ile hayvancılık sektörü temsilcileriyle, görüş alışverişinde bulundu.