Su ürünleri avcılığının başlaması, çok eskilere dayanmaktadır. İnsanoğlu karnını doyurmak için, karadaki besinleri kullandığı gibi, suda bulunan canlılardan da yararlanmıştır. İlk avcılık, araçsız yapılan avcılıktır. Burada suda bulunan balıkların, elle yakalanması olayıdır. Daha sonra aletlerle avcılık başlamıştır. Bunlar zıpkın, ok, mızrak, kıskaç gibi aletlerdir. Ayrıca balıkları sersemletici metotlar da (Vurma aletleri, sopalar, zehirler vs) kullanılmıştır.
Zamanla avlanma teknikleri, daha da geliştirilerek; bugünde kullanılan oltalar ve ağlar yapılmıştır. Olta yemli ve yemsiz olarak kullanıldığı gibi, tek veya birden fazla iğne bağlanarak yapılan oltalarda kullanılmakta olup bunlar çapari ve parakete adını almaktadır. Avcılıkta, zamanla sepet dediğimiz araçlarda kullanılmıştır. Sepetlerin yapısı, balık sepete girdikten sonra çıkmayacak şekildedir.
Bu dersimizde, günümüzde ekonomik olarak balık avcılığında kullanılan av araç gereçlerini kısaca gözden geçireceğiz. bu av araçlarıyla nasıl avcılık yapıldığından bahsedeceğiz.
PAREKETALAR
Şekil.1. Pareketa
Bir beden ve bu beden üzerine, çok sayıda 50-100 cm aralıklarla bağlanmış (200-2000 adet) iğneli köstekler bulunan oltalardır. Ağırlıkları ayarlanarak su yüzeyinde veya dipte kullanılırlar. Balıkları cezbetmek için, iğne uçlarına yem olarak kerevit eti, Sudak balığı gözü, Sazan eti konulur. Pareketaların göle bırakılması, öğleden sonraları veya akşam üzeri olur. Ertesi sabah pareketa yoklanarak, takılmış olan balıklar hasat edilir. Bu arada yemi düşen iğnelere, tekrar yem takılır (pareketa ile daha çok sudak, turna, yayın avlanır).
Şekil 2. Pareketanın dizilişi
BALIK AĞLARI
Çok çeşitli balık ağı vardır. Her balıkta her ağla yakalanmaz.
Balık ağlarını uzatma, sürütme, çevirme, serpme ve sabit ağlar olarak gruplandırabiliriz. Şimdi bunlara kısaca bir göz atalım.
UZATMA AĞLARI
Bu tip ağlar fanyalı ve fanyasız olmak üzere ikiye ayrılırlar.
FANYASIZ AĞLAR (KÖK AĞLAR)
Bu ağlar, tek katlı olup, bir kurşun ve bir mantar yaka ile, her iki kalan ve tor ismi verilen ağdan oluşur. Genellikle su rezervuarının derinliğine ve avlanacak olan balık türüne göre, 2-20 m arasında; uzunlukları ise, 50-300 m ve daha fazla olabilir. Kurşun yaka, ağır olduğu için dibe batar, mantar yaka hafif olduğu için yüzeyde kalır ve bu şekilde ağ su içinde gergin durur. Torun göz açıklığı, avlanacak olan balığın türüne göre, 20 mm ile 80- 90 mm arasında değişir. Ağa yaklaşan balık, karşı tarafa geçmek isterken, tora çarpar ve solungaçlarından yakalanır. Fanyasız ağlar daha çok sudak, turna ve yayın gibi balıkların, avlanmasında kullanılır.
FANYALI AĞLAR
Fanyalı ağlarda da fanyasız ağlarda olduğu gibi bir kurşun yaka ile bir mantar yaka ve arada tor denilen küçük gözlü ağ bulunmaktadır. Ayrıca bu ağlarda, ağın her iki tarafına veya bir tarafına geçirilmiş, daha geniş göz açıklığında fanyadan yapılan ağ vardır. Bu ağların uzunluk ve derinlikleri de, yine avlanan balık türüne ve su rezervuarının derinliğine göre değişmektedir. Suya bırakılan fanyalı ağlara yaklaşan balıklar, karşı tarafa geçmek istediklerinde tora takılırlar ve tor fanyanın gözüne geçerek torba meydana getirir ve balıklar ağdan çıkamaz. Fanyalı ağların av verimi, fanyasız ağlardan daha fazladır. Fanyalı ağlar, daha çok sazangillerin avlanılmasında kullanılır.
Şekil 3. Fanyalı ağın yapısı.
Şekil 4. Balığın fanyalı ağa takılışı
Uzatma Ağlarının Suya Bırakılışı: Değişik şekillerde olabilir. Genelde balıkların hareket yönüne ve kıyıya dik olarak bırakılır. İki ağ arasında en az 50 m mesafe olmalıdır.
Metod



















