Yazdır
PDF

Eğirdir Gölü'ndeki kanserli balık' tartışmaları devam ediyor

Yazar Çınar Ziraat Eklenme Tarihi 26 Temmuz 2011.

Eğirdir Gölü’nün  Balıkları

 

Yrd.Doç.Dr.Erol KESİCİ

 

Eğirdir Gölü’nün kirliliği defalarca araştırmacılar tarafından dile getirilmedi mi? Keşke Gölümüzün suyu temiz olsa da bu tür toplantıları yapmasak…

 

“Kanserli balık” nasıl ve neden gündeme geldi?

 

Göl çevresinde yaşayanlar; gölün suyunun kokmasından ve 2000 yılından önceki yıllarda olmayan yaz aylarında bilhassa akşamları yaşamı etkileyen, sabah kalkınca  evlerin öncelikli temizliğini oluşturan göl sineklerinden (gümül) rahatsız  değiller mi? Bu sinekler nereden ve neden ortaya çıktı?

 

Önceki yıllarda “ atı ver çekiver balık gelirdi şimdi atıver çekiver ot geliyor” emeklerinin karşılıklarını almadıklarını belirten balıkçılarımız değimliydi?

 

Göl kirli değilse bunca toplantılar ne için yapıldı?

 

Su kaynaklarının korumadan kullanılması ve Eğirdir Göl’ümüzün de kirliliği konusu yıllardır gündemdedir. Eğirdir Gölü’nün  çevresinde hatta gölün kıyı alanında  elli yıla yakın zamandır sayıları gün geçtikçe artan çok sayıda meyve bahçeleri yer almaktadır. Bu bahçelerdeki  4 milyona yakın  meyve  ağacına yılda ortalama, 50 bin tona yakın doğal olmayan ve su ve toprakta  tehlikeli birikimlere neden olan KİMYASAL GÜBRELER le, meyve zararlarıyla zirai mücadele için de   500  tona ulaşan böcek öldürücü (pestisit) kullanıldığı defalarca belirtilmiştir.Bu zehirli maddelerin yer altı yer üstü sularıyla, drenajlarla gölün suyuna taşındığı bilinmektedir.Eğirdir gölü 81 yerleşim alanının atıklarının da yükünü çekmesinin yanı sıra göl çevresindeki sanayi ünitelerinin de kirlilik baskısı altındadır.

 

Geçtiğimiz Salı günü düzenlen “Ada Yolu” konu panelde öne çıkan konuda, bazı panelistlerin EĞİRDİE GÖLÜ nün suyunun temiz olduğunun ısrarla vurgulanması üzerine; Eğirdir Su Ürünleri Enstitüsünün önceki dönemki müdürü olan sayın Sedat KARAKOYUN’un açıklamalarında (2010 yılında) belirttiği; E.A.Enstitüsü, TÜBİTAK (MAM)  tarafından yapılan araştırma sonuçlarında “ göldeki balıkların etinde bu zehirleyici kimyasallar belirlendiğini” hatırlattım. Eğirdir Gölü’nün kirliliği defalarca araştırmacılar tarafından dile getirilmedi mi? Göl çevresinde yaşayanlar; gölün suyunun kokmasından ve 2000 yılından önceki yıllarda olmayan yaz aylarında bilhassa akşamları yaşamı etkileyen, sabah kalkınca evlerin öncelikli temizliğini oluşturan göl sineklerinden (gümül) rahatsız  değiller mi? Bu sinekler nereden ve neden ortaya çıktı?

 

Önceki yıllarda “ atı ver çekiver balık gelirdi şimdi atıver çekiver ot geliyor” emeklerinin karşılıklarını almadıklarını belirten balıkçılarımız değimliydi? Göl kirli değilse bunca toplantılar ne için yapıldı? “Eğirdir  Gölü temizdir “demek, bence çok ciddi sağlık sorunları olan kişiye “bir şeyin yok demek” gibidir. Doktor kişinin hastalığını söylemeli ve tedavisine başlamalıdır.r.Bu panel dede konun “zehirli balığa” getirilmesi; yeter artık kendimizi avutmayalım, balığı ne durumda olduğunu açıklayan araştırmacılara kulak verelim, var ise böyle bir ciddi sorun geç kalmayalım anlamında belirtilen bir açıklamadır.

Bu konuda balıkçılarımızın alıngan olmaması gerekir.Gölü balıkçılar kirletmemektedir.Göl gerçeğini  en iyi bilenlerdendir balıkçılarımız.Gölde  ne tür balıkçı teknelerinin kullanılacağı yasa ve yönetmeliklerle belirlenmiştir.Bu nedenle verilen balıkçı teknesi- motor  örnekleri, balıkçılarımıza verilecek ekonomik katkılarla onların teknelerinin Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliğine uygun akülü-elektrik enerjili teknelere dönüştürülmesi içindir. Bilindiği  gibi  her türlü  gölü kirletmez savunmalarına rağmen Eğirdir Gölü’nde “offshore”   hızlı tekne yarışları neden düzenlenmedi?  Nedenini iyi değerlendirmemiz gerekir.

Eğirdir Gölü ile ilgili gerçekler gizlenmemeli, Eğirdir Gölü’ne  para getiren “TARLA” ve “SU DEPOSU” gözüyle bakılmamalı, Eğirdir Gölü için açıklanan her türlü uyarı dikkate alınmalı ve bugünü kurtarmak için “gölümüz temizdir, bunları nasıl söylersiniz…” kısır çekişmelerini yerine, herkesin bildiği Eğirdir Gölü’nün  kirliliği gerçeği ile ilgili olarak  çalışmalar sadece kağıt üzerinde kalmadan, göl için alınması gereken önlemlerin radikal olarak yerine getirilmesine başlanılmalıdır.

Yetkililer; araştırmacılar "Pestisit grubu tarım ilaçlarının bulundukları yerlerde bazen 30 yıl kalabildiğini…” belirtmektedirler. Bu sene yağışlar çok oldu gölümüz temiz açıklamaları da gölün temiz olduğu gerçeğini yansıtmamaktadır.Çünkü gölün dip kısmı pestisit, azot ve fosfatla yüklü dip çamuruyla kaplı.  Eğirdir Gölü balıklarıyla ilgili belirtilenlere  kaynak  isteyenler için   ilgili açıklamalar ektedir.   Saygılarımla

Yrd.Doç.Dr.Erol KESİCİ

http://www.egirdirhaber.org/haber_detay.asp?haberID=1049


Resim Galerisi

Google Çeviri