İlgili Yazılar

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün554
mod_vvisit_counterDün2474
mod_vvisit_counterBu Hafta7539
mod_vvisit_counterGeçen Hafta15682
mod_vvisit_counterBu Ay46426
mod_vvisit_counterGeçen Ay238862
mod_vvisit_counterToplam1997679

ANKARA
ISPARTA

kaynak: MGM

Haberler

NAR YETİŞTİRİCİLİĞİ


Bir ılıman iklim meyve türü olan narın ana vatanı, Ortadoğu, Anadolu, ve Kafkasya ile İran Körfezi arasında kalan bölge olup, binlerce yıldır üretimi ve tüketimi yapılmaktadır.

Nar bitkisi doğal olarak küçük yapılı ağaçlar olduğu için birim alana dikilen fidan sayısı ve dolayısıyla ürün miktarı fazla, hasat ve ilaçlaması kolay, muhafaza ve taşımaya dayanıklılığı, uzun bir dönemde pazara arz olanağı gibi avantajları olan bir bitkidir. Nar, Türkiye'nin hemen her bölgesinde görülmekle birlikte, en çok Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yetişmektedir.

Nar tatlı, mayhoş ve ekşi olmak üzere farklı 3 tat değerine sahiptir. Farklı yörelerde farklı kullanım şekilleri vardır. Nar bitki kökünden meyve çekirdeğine kadar her yönüyle değerlendirilebilen önemli bir endüstri meyvesidir. Nar genellikle taze olarak tüketilmekte ise de muhafaza süresi uzun olduğundan (2-3 ay) değişik şekillerde tüketimi de yaygındır. Demir, potasyum ve özellikle C vitamini açısından çok zengin olduğu için en ideali taze tüketimdir. Ekşi nar sularından, sirke ve sitrik asit elde edilmekte ayrıca kaynatılıp koyulaştırılarak çorba ve salatalarda limon yerine kullanılabilmektedir. Tansiyon düşürücü, ateşli hastalıklarda ateş düşürücü ve hazmı kolaylaştırıcı, adale kasılmalarını, barsak enfeksiyonlarını önleyici, barsak parazitlerini düşürücü, ishal ve dizanteri tedavilerinde kullanılan çeşitli ilaçların yapımında kullanılmasının yanı sıra ferahlatıcı ve serinletici etkisi vardır. Nar kabuğunda bulunan zengin tanen; deri işleme sanayiinde ve meyve sularının durultulmasında ve çinko zehirlenmelerinin önlenmesinde yoğun olarak kullanılır. Ayrıca nar kabuğu ve çiçeklerinden boya ve mürekkep imalinde yararlanılmaktadır. Nar çekirdekleri pamuk tohumu ile aynı oranda yağ içermektedir. Yağ sanayiinde arta kalan posa, östrojen hormonu içeren en zengin bitkisel kaynak durumundadır. Bu da besin unu olarak hayvan yemlerine katılarak süt verimini arttırır.

Şekil 22. Nar bahçesi

NARIN MORFOLOJİK VE FİZYOLOJİK ÖZELLİKLERİ

Ağaç Özellikleri

Nar bitkisi 1-5 m boyunda çalı ya da ağaçcık şeklinde çok dallı bir taca sahip olup, genç dallar köşeli, koltuk sürgün uçları sivri ve iğ şeklindedir.

Yapraklar

Yaz sürgünleri üzerinde sık bir şekilde bulunurlar. Kenarları tüylü, üst yüzeyleri dumanlı ve açık yeşil renktedir.

Çiçekler

İki eşeyli, büyük, kendine özgü kırmızı nadiren sarı ya da beyaz renkte ve kokusuzdur. İlk dönemde oluşan çanak şeklindeki çiçekler meyve bağlamayıp tozlamada yardımcı olduktan sonra dökülmekte, daha sonra oluşan çiçekler meyve bağlamaktadır. Diğer meyve türlerine göre geç çiçek açtığı ve çiçeklenme periyodu uzun olduğu için çiçeklenme döneminde oluşabilecek ilkbahar geç donlarından korunur ve aynı ağaçta uzun bir zaman periyodunda gerçekleşen çiçeklenme nedeniyle soğuk zararı söz konusu olsa bile yeni açan çiçekler sayesinde üretici zarar görmez.

 

Şekil 23. Nar çiçeği

Meyveler

Meyveler parlak kırmızı, sarımsı, yeşil ya da beyazımsı renkte derimsi yapıda bir kabukla kaplıdır. 5-15 cm çapında ve küreseldir. Meyveler daneli tohumlar köşeli ve içleri serttir.

Hasat edilen meyveler dayanıklı meyve kabuğu nedeniyle depolama ve taşıma sırasında diğer meyvelere oranla daha az zarar görür ve iri meyve yapısına sahip olduğu için hasat kısa zamanda yapılır.

Tozlanma

Büyük ölçüde böceklerle olur. Bazı narlar ise kısır çiçeklere sahiptir.

Verim

Narlar genellikle erken yaşlarda meyveye yatarlar. İyi bakımlı bir ağaç 3. Yılda meyveye yatmaya başlar. 4. Yılda tam meyve alınabilir. Ortalama verimi 35-70 kg arasındadır.

Çeşitler

Ülkemizde standart nar çeşitlerinin özelliklerinin belirlenerek üretimin gelişmesi de amaçlanmıştır. Bütün bölgeler için nar tipleri olarak Devedişi, Kadı, Lefon, Misk, Zivzik, Çekirdeksiz ve Hicaznarı çeşitleri önerilmiştir. Ayrıca Akdeniz Bölgesinde Keben, Katırbaşı ve bazı çekirdeksiz narlar; Ege bölgesinde ise �İzmir� serisi olarak tescil ettirilen 12 adet yumuşak çekirdekli (1, 15, 23, 26, 1261, 1265, 1267, 1445, 1453, 1465, 1479, 1483), 6 adet tatlı-sert çekirdekli (2, 8, 10, 12, 16, 29) ve 3 adet mayhoş nar (1264, 1499, 1513) çeşitleri kullanılmaktadır.

Şekil 24. İzmir 1513 nar çeşidi

İklim İstekleri

İklim ve toprak istekleri bakımından seçici olmayan ve deniz seviyesinden 1000 m yüksekliğe kadar hemen her yerde yetiştirilebilen nar sıcak ve kurak iklim meyvesidir. Yazları sıcak ve kurak kışları ılık ve yağışlı geçen yörelerde yetiştiriciliği uygundur . Kışları sert geçen bölgelerde güneye bakan yönler don zararından kaçınmak için önerilebilir. Bitki g enellikle � 10 ° C ye kadar dayanır. -15 ° C ve daha düşük sıcaklıklarda dallar, -20 ° C' de bitki zarar görür. Tropik iklimlerde her dem yeşil olmasına karşılık, Subtropik ve ılıman bölgelerinde yaprağını dökmekte ve çok az bir soğuklama ihtiyacı göstermektedir.

Toprak İstekleri

Nar, çok çakıllı kumlu topraklardan, killi ve ağır topraklara kadar hemen her türlü değişik toprak tiplerinde yetişebilir. Ekonomik ürün alabilmek için en uygun topraklar; derin, tınlı, geçirgen, hafif alkali, organik maddelerce zengin olanlardır. Ayrıca çok kurak ve çok nemli toprak koşullarında da yetişebilmektedir. Birçok bitki türü için zararlı olabilecek 6 milimhos/cm tuz miktarına tolerans gösterebilmekte, her iklim koşulunda 150 ile 200 yıl kadar yaşayabilmektedir.

Fidan üretimi

Narlar, tohumla, çelikle ( odun çeliği, yeşil çelik) daldırmayla, dip sürgünleriyle ve aşıyla üretilebilmektedir. Tohumlar dinlenme periyoduna ihtiyaç göstermeden kolayca çimlenirler. Fakat ticari amaçla yetiştiricilik yapıldığında bu yol tercih edilmez. Ancak ıslah çalışmalarında geniş bir varyasyon elde etmek amacıyla düşünülebilir. Yaygın olarak uygulama ise; çelikle çoğaltma metodudur. En kolay ve başarılı üretim şekli odun çeliklerinin köklendirilmesi ile olur.

Odun çelikleri, ağaçlar sonbaharda yaprağını döktükten sonra, 0,7 ile 1,5 cm çapında ve 20-25 cm uzunluğunda alınır . Dikim yapılacak tarla derin sürülür ve tesviye edilir. Sıra araları el ile işlenecek ise 70 cm, makine ile işlenecek ise 120 cm olacak şekilde ince çiziler açılır. Açılan çizilere 15-20 cm aralıklarla plantuvarla delikler açılıp odun çelikleri 5-6 cm'lik kısımları dışarıda kalacak şekilde dikilerek sıkıştırılır. Yanmış çiftlik gübresi ve toprak karışımı ile üzerleri kümbet yapılır ve hemen can suyu verilir. Kaymak tabakası oluşturmamak için çepin yardımı ile kaymak tabakası kırılmalıdır. Yazın toprağın su tutma kapasitesine göre 7 ile 10 gün aralıklarla bolca su verilmeli ve yabani otlar temizlenmelidir. Çelikle çoğaltmada köklenme yüzdesi çok yüksek olup, yüzde yüze yakındır. Bu sistem fazla bir işgücüne ihtiyaç göstermediğinden halk arasında da benimsenmiştir.

Yeşil çelikle üretim de az kullanılan bir yöntemdir. Yazın yapraklı olarak o yıl ki sürgünler kesilerek çelik alınır. Bu iş için sisleme seralarına ihtiyaç vardır. Köklenme ortamı kum ve perlit gibi ortamlar olmalıdır.

Dikim

Narlarda genellikle ilkbahar ve sonbahar dikimi yapılır. Nar bahçesi 2,5 m x 4 m, 3 m x 4 m, 4 m x 4 m veya 3 m x 5 m aralıklarla tesis edilir. Fidan çukurları 40 cm çapında 40-50 cm derinlikte açılır. Çukurun içine 2-3 kürek yanmış çiftlik gübresi ile toprak karışımı konur. Bir yaşlı fidanlar, kök boğazının toprak seviyesinde olmasına dikkat edilerek dikilir ve fidanın yanına herek çakılarak, bağlanır ve fidanın çevresi çanak yapılarak bolca can suyu verilir.

Budama

Budama zamanı kışın ve yazın olmak üzere iki devrede ve ilk yıllarda şekil, daha sonraki yıllarda ise ürün budaması şeklinde yapılır. İlk yıl d ikimden sonra fidanın boyu 50-60 cm'den budanır. Eğer fidanın boyu kısa ise, sürgünler 2-3 göz üzerinden kesilerek kuvvetli büyüme teşvik edilir. Çalı formunda bitki olması nedeniyle dipten farklı yönlerden çıkan 3-4 dal seçilerek 50-60 cm'den tepeleri vurulur ve alçak taçlanmaları sağlanır. Bunların dışında çıkan dip sürgünleri devamlı kesilir. Şekil budamasına 2-3 yıl devam edildikten sonra, ağaç verime yatınca, meyve veren dallar uç kısımlarda olduğu için uç alma işlemi bırakılır. Seçilen 3-4 gövde dışında çıkan dip sürgünleri obur ve kurumuş dallar kesilir.

Nar dikimden itibaren üçüncü yılda ürün vermeye başlar ve 7-10. yıllarda tam verime geçer ve uzun yıllar verim verir. Ağaç yaşlandığı ve verim azalması başladığı zaman (20-30 yıl) toprak üstü gövdeleri kesilerek yeni sürgün teşekkülü sağlanarak gövdeler gençleştirilir.

Gübreleme

Gübreleme yaprak ve toprak analiz sonuçlarına göre yapılmalıdır. Bilinçli bir gübrelemenin amacı, bitkinin ihtiyaç duyduğu besin maddelerinin, gereken miktarda ve zamanında, bitkinin alabileceği formlarda toprağa vermektir. Eğer analiz yaptırılmadıysa ve besin elementi noksanlığı belirtileri görülmüyorsa narlara organik gübre verilir.

Organik gübreler içinde en çok kullanılan çiftlik gübresidir. Çiftlik gübresi hem bitki besini içerir ve hem de toprak ıslah edici özelliği vardır. İlk yıllar ağaç başına 5-10 kg çiftlik gübresi verilmeli, daha sonraki verim yıllarında 40-50 kg' a kadar çiftlik gübresi gövde çevresine dal uçlarının ulaştığı mesafeye kadar serpilerek toprağa karıştırılmalıdır.

Ayrıca narlara organik gübre olarak fiğ ve bakla bitkileri dikimden önce veya sonraki yıllarda sıra aralarına ekilir ve çiçeklenme döneminde sürülerek toprağa gömülür.

Genel olarak verime yatmış narlarda ticari gübre olarak:

Amonyum sülfat : 500-600 gr

Triple süper fosfat :200-300 gr

Potasyum sülfat : 150-300 gr uygulaması yapılabilir.

Sulama

Narlar sıcak ve kuru hava şartlarının yanı sıra, nemli ve serin toprak şartları isterler. Yağışların yeterli olmadığı dönemlerde narlarda sulama şarttır. Kaliteli ve bol ürün elde etmek ve meyvelerin çatlamasını önlemek için düzenli sulamanın (10-15 gün arayla) önemi büyüktür. Nar sulama zaman ve miktarları iyi ayarlanmalıdır. Eksik veya aşırı ya da düzensiz sulamalarda meyve kabuğunda çatlamalar görülmektedir. Narlar genellikle tava ve karık usulü yöntemi ile sulanmaktadır. Damlama sulama, mini spring veya sızdırma usulü sulama narlar için en idealidir. Özellikle odun gözlerinin sürmesi, çiçek tomurcuklarının görünmeye başlaması ve meyve gelişmesi döneminde bol miktarda sulanmalıdır. Meyve olgunlaştığında, derimden 10-15 gün önce sulama kesilmelidir.

Toprak İşleme

Narlarda toprak işleme diğer meyvelerde olduğu gibi yapılır. İlk yıllar toprak derin sürülerek mümkün olduğu kadar ağaç gelişmesine yardımcı olmak ve ot kontrolünü sağlamak hedeflenir. Diğer yıllarda toprak işleme sadece ot kontrolü ve toprağın havalandırılması için fazla derin olmayacak şekilde, ağacın köklerine zarar vermeden yapılmalıdır.

Hasat ve depolama

Narlar çeşide özgü irilik ve rengi aldığında ve kalikslerin dışa doğru kıvrılmaya başladığı devrede, bölgelere göre değişmekle birlikte, genellikle ağustos ayından başlayarak kasıma kadar uzun bir dönemde hasat edilebilirler. Hasadın geniş bir zaman periyoduna yayılması işçi bulma ve pazarlamada oluşabilecek sıkışıklığa engel olur. Nar meyvesi sonbaharda toplandığı için halk arasında da doğal olarak nemli ve serin yerlerde (kuru kum) 2-3 ay saklanmaktadır. İdeal depo şartlarında ( +5 C de % 75-80 oransal nem) 2 aya kadar sağlıklı bir şekilde muhafazası mümkündür. Narlar genellikle tek, tek makasla kesilerek hasat edilirler. Hasattan sonra bir kısmı pazara, bir kısmı da depolara konularak muhafaza edilirler.

NAR HASTALIK VE ZARALILARI

Nar ağaçlarında görülen en önemli hastalık meyvelerde çürüklük yapan mantari etmenlerdir. Özellikle tomurcuk döneminde havanın yağışlı gitmesi hastalığın artmasına neden olur. Bu hastalığa karşı kışın budamadan sonra fungusit (mantar ilacı Bordo bulamacı veya bakırlı bir preparat) ile ilaçlama yararlı olur. Ayrıca çiçeklenme dönemine yakın bir devrede verilecek mantari bir ilaç da meyvelerde iç çürüklüğünü engeller. Meyveler olgunlaşmaya başladığı zaman hasattan yaklaşık 1 ay önce bir fungusit ilaçlamasıyla hem meyvelerin depolama ömrü arttırılır ve hem de meyve kabuğunun renklenmesi daha fazla olur.

Nar zararlıları içinde; Yaprak Bitleri, Kabuklu Bitler, Turunçgil Unlu Biti, Pamuklu Bit, Sıçanlar, Akdeniz Meyve Sineği ve Toprak altı zararlıları görülmektedir. Zararlı görüldüğü andan itibaren etkili bir insektisit ile mücadele edilmelidir.

 

Valid XHTML 1.0 Transitional